yandex
Doktor Fıkraları | En iyi Sözler ve Blog Sitesi
Günün Sözü

Doktor Fıkraları

Doktor Fıkraları

data-ad-format="auto">

Bu Yazımızda Doktor Fıkraları Yer Almaktadır…

En Güzel Doktor Fıkraları, En Komik Doktor Fıkraları, Güldüren Doktor Fıkraları, Beyin Yakan Fıkralar, Doktor Fıkraları 2020, İğrenç Dedirten En İyi Fıkralar, Güzel Komik Fıkralar, Güldüren Fıkraları Bir Araya Topladık.

Doktor Fıkraları


Doktor Fıkraları

24 Saat

Doktor hastasına aylar süren tahlillerin sonuçlarını açıklamaktadır.
Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var
Önce kötü haberi vereyim
Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış.
Adam yıkılır ve doktora dönüp
Hayır olamaz
Fakat, fakat bundan daha kötü ne olabilir?
Doktorun yanıtı kısa olur
Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum.


Doktor Fıkraları

ABD Başkanı

Teksaslı üç cerrah golf oynarken yaptıkları başarılı operasyonlardan bahsediyorlarmış.
Birincisi başlamış
Teksas’taki en iyi cerrah benim.
Hastam olan konser piyanisti bir kazada yedi parmağını kaybetmişti, ben ameliyatla yeniden diktim, sekiz ay sonra İngiltere kraliçesine özel konser verdi.
Diğeri atlamış
O da birşey mi? Genç bir adam kazada her iki bacağını ve kolunu kaybetmişti, ben yeniden monte ettim, iki yil sonra olimpiyatlarda
atletizmde altın madalya kazandı.
Üçüncüsü başlamış
Beyler, sizler daha amatörsünüz.
Birkaç yıl önce kokain ve alkol ile kafayı çekmiş bir kovboy atını saatte 120 km hızla giden trenin üzerine sürmüştü.
Kazadan çalışmam için arta kalanlar sadece atın götü ve kovboyun şapkası idi.
Eeeee Hocam…Peki şimdi ne oldu ?
Şimdi kendisi ABD başkanı.


Doktor Fıkraları

Baş Ağrısı

Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır.
Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur.
Sağlığı ve aşk hayatı, çekilmez bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.
Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine;
– Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var. der doktor.
– Doktor, önce iyi haberi duymak istiyorum.
– Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim.
– Peki, kötü haber nedir doktor bey?
– Çok nadir görülen bir durumdur. Söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor.
Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı sizde dayanılmaz bir baş ağrısı yaratıyor.
Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu erkeklik organınızı almak.
Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine sorar;
– Ne yapsam acaba. Erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım. Kimin için yaşarım. El içine nasıl çıkarım!
Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir.
Hastaneden taburcu olduğunda;
– Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder.
Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler.
Yeni bir başlangıç yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir.
Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır gözleri.
– İşte tam aradığım takım elbise! der ve dükkâna girer.
Tezgâhtara;
– Yeni bir takım elbise istiyorum der.
Tezgahtar Joe’yu söyle tepeden tırnağa bir süzer ve;
– Bir bakalım. 44 beden! der.
Joe gülerek;
– Kesinlikle doğru, nerden anladınız?
– Bu benim işim.
Joe takım elbiseyi dener. Üstüne cuk diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken, tezgâhtar sorar;
– Yeni bir gömlek de ister misiniz?
Joe bir kaç saniye düşündükten sonra;
– Elbette der.
Tezgâhtar Joe’ya şöyle bir bakar;
– Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka.
Joe şaşırır;
– Kesinlikle doğru nerden anladınız?
– Bu benim işim!
Joe gömleği giydi. Evet, gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken tezgâhtar sorar;
– Yeni ayakkabıya ne dersiniz?
– Evet lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım
Tezgâhtar Joe’nun ayaklarına bakarak;
– Evet…9-1/2… E.
Joe iyiden iyiye afallar;
– İnanamıyorum bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız? Vallahi bravo!
Tezgâhtar;
– Efendim. Bu benim işim.
Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar cillop gibi oturur ayaklarına.
Şöyle dükkân içerisinde bir tur atarken tezgâhtar sorar;
– Beyefendi vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka veriyim ben!
Joe aynaya bakarak;
– Heyt ulan be façayı o biçim düzdüm. diye içinden geçirir ve
– Evet bir de şapka bakayım kendime! der tezgâhtara.
Tezgâhtar Joe’nun kafasına bakarak;
– Eveeeeet…7-5/8.
Joe dumur üstüne dumur yaşamış bir şekilde tezgâhtara;
– Evet doğru nerden bildiniz? diye sorar.
Tezgâhtar iyiden iyiye havaya girmiş bir şekilde;
– Bu benim işim efendim” der.
Şapka da süper oturmuştur kafasına.
– Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben… diye düşünürken tezgâhtar yine sorar;
– Size bir tane de don verelim efendim.
Joe bir kaç saniye düşünür ve;
– Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin! der.
Tezgahtar geri adim atarak Eveeeeet..36 beden! der.
Joe gülerek;
– İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum! der.
Tezgâhtar kafasını sallayarak;
– Hayır size 34 olmaz.
Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar, bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur


Doktor Fıkraları

Başkası Vurmuştur

85 yaşından da bir adam doğum hanenin kapısında beklemektedir. 
Doğumhaneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra yaşlı adama sorar: 
Doktor- içerde doğum yapan bayan yakınınız mı?
Adam- Evet, eşim.”
Doktor- Ama bayan 25 yaşlarında…
Adam- Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?
Doktor- Yoo, aklıma benim dedem geldi de.
Adam- Nesi varmış dedenizin?
Doktor- Kendisi av meraklısı idi. sürekli ava çıkardı. Ancak yaşlanınca zorlanmaya başladı.
Bir gün ava çıkacakken kendisini uyardık, aman yapma dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye.
Kendisi Israr etti ve hazırlandı. E, tabi yaşlılık, çıkarken tüfek yerine baston aldı eline.
Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol yürüdükten sonra bir geyik gördük. Dedim ya, dedem yaşlı.
Bastonu omzuna koydu, doğrulttu ve geyiğe bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü…
Adam- Olur mu, başkası vurmuştur onu.
Doktor- Ben de onu demeye çalışıyorum işte.


Doktor Fıkraları

Çişini Yaptın mı

Adamcağız her gece yatağını ıslatır hale gelmiş.
Yatmadan önce her türlü önlemi alıp çişini de yapıyor, ama gece yine yatağını ıslatıyormuş.
Sonunda canına tak etmiş ve soluğu psikologda almış.
Doktor hastasını önce telkin ederek uzanıp rahat etmesini sağlamış ve terapisine başlamış; 
– Eveeet… şimdi anlatın bakalım. Her gece yatağınızı nasıl ıslatıyorsunuz? 
– Valla doktorcuğum, yatmadan önce çişimi yapıyorum ve yatağa yatıp uyuyorum. 
– Ee? gayet güzel devam edin. 
– Uyuduktan bir süre sonra rüya görmeye başlıyorum. 
– Peki nasıl bir rüya görüyorsunuz? 
– Rüyamda yeşil, küçücük bir adam geliyor ve bana ;
– Çişini yaptın mı? diye soruyor.
Ben de; 
– Hayır yapmadım. deyince ;
– Hadi bakalım, öyleyse şimdi yap!” diyor, ben de yapıyorum. 
– Hımmm… Tamam anlaşıldı. Şimdi evinize gidin. 
Bu gece yine çişinizi yapıp yatın. 
O yeşil küçük adam gelip size 
– Çişini yaptın mı? diye sorarsa siz de 
– Evet! Yaptım!. diye yanıtlayın ve yatağınızı ıslatmaktan kurtulun.
Bu reçeteyi alan hastamız eve gider.
Yatma vakti gelince çişini yapar ve yatağa yatar.
Kısa bir süre sonra uyuyup rüya görmeye başlar ve yeşil küçük adam gelir, 
Bizimkine sorar; 
– Çişini yaptın mı ? 
– Evet! Yaptım! 
– Ya büyüğünü? 
– I-ıh yapmadım. 
– Hadi bakalım, öyleyse şimdi yap.


Doktor Fıkraları

Firar Girişimi

İkinci Dünya Savaşı sıralarında Berlin’i bombalamaya gelen filodaki İngiliz uçak pilotu ağır yaralı olarak ele geçirilmiş.
Pilotu hastaneye kaldırmışlar ve tedavi etmeye başlamışlar.
Alman doktor İngiliz’in yanına gelip
– Size kötü bir haberim var, bir bacağınızı kesmek zorundayız, demiş.
Hasta çaresiz bir şekilde Alman doktora
– En azından sizinkiler Londra’yı bombalamaya gittiklerinde kestiğiniz bacağımı bizim topraklara atmalarını sağlar mısınız ? diye sormuş.
Doktor da kabul etmiş.
İngiliz’in bacağını İngiltere topraklarına bıraktırmış.
Aradan birkaç hafta daha geçmiş ve doktor bu kez diğer bacağının da iyi durumda olmadığını, kesmek zorunda kalacaklarını söylemiş.
İngiliz yine aynı isteğini tekrarlamış.
Doktor yine kabul etmiş ve Almanlar İngiliz’in bacağını yine atmışlar İngiltere toprağına. İngiliz’in iki hafta sonra da kolu kötüleşmeye başlamış.
Doktor yine kesmek zorunda olduklarını söylemiş.
İngiliz de aynı isteği kolu için yinelemiş.
Doktor bu kez kabul etmemiş.
İngiliz şaşkınlık içinde sormuş:
– Neden ama ? İki bacağımı da attınız. Kolumu niye atmıyorsunuz ?
Doktor:
– İyi de sen galiba ufak ufak kaçmaya çalışıyorsun.


Doktor Fıkraları

Motor Çalışırken

Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey’ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş.
Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey’e dönerek
– Size bir şey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. 
Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım
Kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!
Söylesenize nasıl oluyor da siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?
Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş.
– BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!


Doktor Fıkraları

Saf Doktor

Yolda bir kaza olmuş,
iki araba birbirine geçirmiş.
Neyse arabaların birinden bir avukat çıkmış, diğerinden ise bir doktor.
Önce avukat
– Geçmiş olsun, bir şeyin var mı ? diye sormuş. Doktor
– Önemli bir şey yok, ufak tefek sıyrıklar var, demiş.
Avukat arabadan bir içki çıkarmış ve doktora
– Çek bir fırt rahatlarsın, Doktor
– Sağol, demiş ve biraz içtikten sonra
– Sen de alsana, demiş. Avukat
– Yok ben polisler geldikten sonra alacağım


Doktor Fıkraları

Sayılı Ömür

Adamın biri doktora gitmiş. Doktor muayene etmiş ve bizimki sormuş.
– Ne oldu doktor bey? Ne kadar ömrüm kaldı?
Doktor cevaplamış
– 10 
Bizimki de
– Ne 10’u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi.?
Doktor:
– 9, 8, 7, 6


Doktor Fıkraları

Tamirci Jinekolog

Artık mesleğinden sıkılmaya başlayan jinekolog doktor, is değiştirmeye
karar verir ve oto tamirciliğinde karar kılar.
Bu konuda hizmet veren bir kursa yazılır eğitime baslar.
Kurs bittiğinde lisansını alabilmesi için bir sınavdan başarılı olması gerekmektedir.
Sınava girer, ertesi gün sınav sonuçları açıklanır
Ama bizim doktor,100’luk sınavdan 150 almıştır.
Sınav komisyonu hemen sınavı yapan hocayı cağırır ve neden 150 verildiğini
sorar, hoca açıklamaya başlar
– Önce motoru indirdi, bujileri temizledi, piston ve avans ayarlarını
yaptı, karbüratörü dağıttı onun da bakımını yaptı ve yerine takti
ardından şanzımana girdi, onun da yağlamasını ve tüm bakımlarını en iyi
şekilde yaptı, hava ve yağ filtrelerini değiştirdi, sonra hepsini topladı
ve motoru yerine takti
Sınav komisyonu bunları dinledikten sonra
– E peki hoca madem her şeyi en layıkıyla yaptı neden o zaman 100 vermedin.
de 150 verdin ?
– Ama dediklerimin hepsini egzozdan yaptı


Bu yazı 1359 kez okundu.

Bu İçeriğe Tepkin Ne Oldu?

YAZAR HAKKINDA

Yahya Güloğlu Yahya Güloğlu Merhaba ben Site Sahibi Yahya Eniyisozler.Net sitesinde her Söz, Mesaj ve Makaleler özenle özgün ve siteye özel olarak uzman yazarlarımız tarafından yazılmıştır. Yararlı Bilgiler ( Blog ) katagori yazıları sizlere Sağlık, Moda, Cilt Bakımı, Güzellik, Cinsellik, Örgü, Bayanlara Özel, El İşleri, Zayıflama Yöntemleri, Ekonomi, Finans, Kredi, Teknoloji, Bankacılık, Diyet, Gezi, Seyahat gibi küçük ama etkili önerileri katagorimizde bulabilirsiniz. Yararlı Bilgiler alanın da yer alan bilgiler bir öneridir. Bunlarla bitmedi Burç uyumları, Fıkralar, Yemek Tarifleri, Şiirler, Şairler, Emojiler ve daha sayamadıklarımı Eniyisozler.net Adresimizde bulabilirsiniz.
Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

SON EKLENENLER

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
0
Düşüncelerinizi yazmak istermisiniz? Lütfen yorum yapın.x
()
x