Saçma Ey Göz Eşkden Gönlümdeki Odlara Su | Yararlı Bilgiler, Sözler, Mesajlar, Şiirler, Şairler, Burçlar

Saçma Ey Göz Eşkden Gönlümdeki Odlara Su


13 Haziran 2017 10 gösterim Yorum Yok Fuzuli

( SAÇMA EY GÖZ EŞKDEN GÖNLÜMDEKİ ODLARA SU – ŞİİRİ )
 
 
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare su
 
 
Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su
 
 
Zevk-i tiğından aceb yok olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırakır rahneler dîvâre su
 
 
Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su
 
 
Suya versin bağban gülzarı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzâre su
 
 
Ohşadabilmez gubârını muharrir hattına
Hâme tek bakmaktan inse sözlerine kare su
 
 
Ârızın yâdiyle nemnâk olsa müjgânım n’ola
Zayi olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su
 
 
Gam günü etme dîl-i bîmardan tiğin diriğ
Hayrdır vermek karanû gecede bîmâre su
 
 
İste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
Susuzum bu sahrede benim içün are su
 
 
Ben lebin müştâkıyım zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelir huşyâre su
 
 
Ravza-yı kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Âşık olmuş gâlibâ ol serv-i hoş reftâre su
 
 
Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vare su
 
 
Destbûsi arzûsiyle ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anınle yâre su
 
 
Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su
 
 
İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağının mîzacına gire kurtâre su
 
 
Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e su
 
 
Seyyid-i nev’i beşer deryâ-yı durr-i istifâ
Kim sepiptir mu’cizâtı âteş-i eşrâre su
 
 
Kılmak için taze gülzâr-ı nübüvvet revnakın
Mu’cizinden eylemiş izhar seng-i hâre su
 
 
Mu’ciz-i bir bahr-i bî-pâyan imiş âlemde kim
Yetmiş andan bin bin âteşhâne-i küffâre su
 
 
Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima
Parmağında verdiği şiddet günü Ensâr’e su
 
 
Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su
 
 
Eylemiş her katrede bin bahr-i rahmet mevchîz
El sunup urgaç vuzu için gül-i ruhsâre su
 
 
Hâk-i pâayine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su
 
 
Zerre zerre hâk-i dergâhına ister salar nûr
Dönmez ol dergâhtan ger olsa pâre su
 
 
Zikr-i na’tın virdini derman bilir ehl-i hatâ
Eyle kim def-i humar için içer meyhâre su
 
 
Yâ Habîballah yâ Hayr’el-beşer müştâkınım
Eyle kim lebteşneler yanıb diler hemvâre su
 
 
Sensin ol bahr-i kerâmet kim Şeb-i Mi’rac’da
Şeb-nem-i feyzin yitirmiş sâbit ü seyyâre su
 
 
Çeşm-i hûrşidden her dem zülâl-ı feyz iner
Hâcet olsa merkâdin tecdîd eden mi’mâre su
 
 
Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dîl-i sûzânıma
ebr-i ihsanın sepe ol nâre su
 
 
Yümn-i na’tınden güher olmuş Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şehvâre su
 
 
Hâb-ı gafletten olan bîdâr olanda rûz-i haşr
Hâb-ı hasretten dökende dîde-i bîdâre su
 
 
Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
Çeşm-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su
 
 
Saçma ey göz yaşından gönlümdeki ateşe su
Ki bu denli tutuşan ateşe olmaz çare su
 
 
Ya su rengindedir gökyüzü rengini göremiyorum
Ya da gözümden yayılmış hepten gökyüzüne su
 
 
Mızrağının zevkiyle tutuşarak yok olsa gönlüm
Ki geçerken yarıklar açar duvarda su
 
 
Yaralı gönlüm korkuyla söz eder kirpiğinden
Nitekim çekine çekine içer kimde olsa yara su
 
 
Suya versin bahçıvan gülzarı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün gibi verse bin gülzara su
 
 
Hattat yazısıyla benzetemez yüzünün tüylerini
Kağıda bakmaktan inse gözlerine kara su
 
 
Sevgili anısıyla ıslansa kirpik ne olur
Boşa gitmez gül umuduyla vermek dikene su
 
 
Gam günü esirgeme hasta kalbe oklarını
Hayırdır vermek karanlık gecede hastaya su
 
 
Gönül yalnızlığında kirpiğinle özlemimi gider
Susuzum bu sahrada benim için ara su
 
 
Ben dudağı arzularım zahitler kevser ister
Nitekim meste mey içmek hoş gelir ayıka su
 
 
Her an yerinde durmayıp senin köyünden geçer
Aşık olmuş galiba o hoş huylu serviye su
 
 
Su yolunu o köyden toprak olup tutsam gerek
Rakibimdir diye bırakmam varsın o köye su
 
 
El öpme arzusu ile ölecek olsam dostlar
Testi yapın toprağım sunun onunla yara su
 
 
Servi dik başlı olur kumrunun yalvarmasına
Karşı, eteğini tutup ayağına düşse yalvarsa su
 
 
İçmek ister o bülbülün kanını hile ile
Gül budağının doğasına gire kurtara su
 
 
Tertemiz doğasını göstermiş dünyalılara
Uymuş seçilmiş Ahmed peygamberin izine su
 
 
İnsan türü efendisi af denizinin incisi
Serpmiş mucizesi kötülerin ateşine su
 
 
Peygamberlik bahçesini yeşertmek için
Çıkarmış mermer taşından mucizeleriyle su
 
 
Mucizesi dünyada engin bir denizmiş ki
Yetmiş ondan kafirlerin bin bir ateşevine su
 
 
Hayret ile parmağını dişler kim dinlese
Parmağından vermesi şiddet günü Ensar’a su
 
 
Dostu yılan zehiri içse hayat suyu olur
Düşmanı su içse döner yılan zehirine su
 
 
Var etmiş her damlada binlerce dalgalı deniz
Abdest alırken değdiğinde yanaklarına su
 
 
Ayağının toprağına varayım der çağlardır
Başını taştan taşa vurup gezer avare su
 
 
Zerre zerre dergahın toprağına salsın ister nur
Dönmez o dergahtan lime lime bile olsa su
 
 
Natının virdini hata işleyen ilaç bilir
İçkiden kurtulmak için içer ayyaş bile su
 
 
Ey peygamber ey en güzel insan seni özlerim
Nasıl ki susuzlar yanıp her an ister kendine su
 
 
Sensin keramet denizi ki miraç gecesinde
Feyzin şebnemi yetirmiş durana gezene su
 
 
Güneşten her zaman duru ışıklar saçılır ki
Gerekirse kabrini imar eden mimara su
 
 
Cehennem korkusu ateşi salmış yanık gönlüme
Rahmetinin bulutu serpsin o ateşe su
 
 
Natının kutuyla cevher olmuş Fuzûlî sözleri
Nisan bulutundan inen inci tanesi gibi yere su
 
 
Gaflet uykusundan uyandığında kıyamet günü
Hasret uykusundan döküldüğünde uyanık gözlere su
 
 
Umudum odur ki kıyamet günü mahrum kalmayayım
Kavuşma pınarın versin susuz dudağıma su
 
 

Şair: Fuzuli




Benzer Yazılar 

BU YAZIYA YORUM YAPIN

Yorum Yapabilmek İçin Giriş Yapmalısınız.