Ziya Paşa Sözleri

Ziya Paşa sözleri, hayatın gerçeklerinden adalet anlayışına uzanan derin düşünceleriyle bugün de etkisini koruyor. Ziya Paşa’nın en güzel sözleri ve anlamlı ifadeleri, insanı düşünmeye çağırırken onun güçlü gözlem yeteneğini, yaşam tecrübesini ve toplumsal bakışını da samimi biçimde yansıtıyor.

Ziya Paşa Sözleri

Ziya Paşa sözleri, Tanzimat edebiyatının düşünce dünyasını, toplumsal eleştirilerini ve insan karakterine yönelik güçlü gözlemlerini günümüze taşıyan değerli dizeler arasında yer alır. Ziya Paşa, özellikle şiirlerinde insanın davranışlarını, ahlakını, makam ve güç karşısındaki tutumunu dikkat çekici bir dille sorgulamıştır. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen bazı beyitlerinin hâlâ hatırlanması, onun insan ve toplum hakkındaki gözlemlerinin kalıcılığını gösterir. Ziya Paşa kimdir? sorusunun cevabı da bu düşünce dünyasını anlamak açısından önemlidir. 1829 yılında İstanbul’da doğan Ziya Paşa; şairliğinin yanında yazar, gazeteci ve devlet adamı olarak Tanzimat döneminde etkili olmuş önemli bir edebiyatçıdır.

Eserlerinde yalnızca yaşadığı dönemin sorunlarını anlatmakla kalmayan şair, insan tabiatının değişmeyen yönlerine de değinir. Bu nedenle Ziya Paşa’nın en güzel sözleri, yüzyılı aşan bir zamanın ardından bile okuyana tanıdık duygular hissettirebilir. Terkib-i Bend ve Terci-i Bend başta olmak üzere şiirlerinde yer alan hikmetli beyitler; liyakatten dürüstlüğe, kibirden cehalete kadar farklı meseleleri işler. Ziya Paşa’nın anlamlı sözleri arasında bugün atasözü gibi kullanılan dizelerin bulunması da şairin dili ne kadar etkili kullandığını ortaya koyar.

Toplumsal düzen ve yönetim anlayışı, Ziya Paşa’nın eleştirel yönünün en belirgin olduğu alanlardandır. Ziya Paşa’nın adalet sözleri, özellikle haksızlık, rüşvet, makam, liyakat ve kanun karşısındaki eşitsizliklere yönelik düşüncelerini yansıtır. Şair, güçlü kişilerin ayrıcalıklı hâle gelmesini eleştirirken toplumdaki yanlışlıkları açık bir üslupla dile getirmiştir. Onun bu yaklaşımı, şiirlerini yalnızca edebî bir eser olmaktan çıkarıp döneminin sosyal yapısını anlamaya yardımcı olan güçlü metinlere dönüştürmüştür.

İnsan ömrünün geçiciliği, dünyanın değişkenliği ve karakterin değeri de şairin üzerinde durduğu temel konulardandır. Ziya Paşa’nın hayat sözleri, insanı yaşadığı zamanı, davranışlarını ve geride bırakacağı izi düşünmeye yöneltir. Kimi zaman sert bir eleştiriyle, kimi zaman öğüt veren hikmetli bir söyleyişle karşılaşılır. Ziya Paşa’nın bugün hâlâ ilgi görmesinin temelinde de bu güçlü gözlem yeteneği vardır; çünkü onun dizelerinde yalnızca geçmişin insanı değil, günümüz insanının zaaflarını ve hayat karşısındaki değişmeyen arayışlarını da görmek mümkündür.


Not: Bu içerikte yer alan bazı sözler, Ziya Paşa’nın eserleri ve düşünce dünyasından ilham alınarak özgün olarak hazırlanmıştır. Bu sözler Ziya Paşa’ya ait doğrudan alıntılar değildir. Başlıklar altında ayrıca Ziya Paşa’nın kendi eserlerinden seçilmiş sözlere de yer verilmiştir.

Ziya Paşa kimdir? sorusu, Tanzimat Dönemi Türk edebiyatının önemli isimlerini araştıranların sıkça karşılaştığı konulardan biridir. 1829 yılında İstanbul’da doğan Ziya Paşa; şair, yazar, gazeteci ve devlet adamı kimliğiyle tanınmıştır. Asıl adı Abdülhamid Ziyaeddin olan sanatçı, iyi bir eğitim almış ve çeşitli devlet görevlerinde bulunmuştur. Şinasi ve Namık Kemal ile birlikte Tanzimat edebiyatının gelişmesinde önemli rol oynamış; eserlerinde adalet, özgürlük, toplum düzeni, insan karakteri ve ahlak gibi konuları ele almıştır. Dönemin siyasi ve toplumsal sorunlarını eleştirel bir bakış açısıyla işlemesi, onun edebî kişiliğinin belirgin özelliklerinden biridir.

Ziya Paşa, özellikle Terkib-i Bend ve Terci-i Bend adlı eserleriyle edebiyatımızda kalıcı bir yer edinmiştir. Şiirlerinde hikmetli ve düşündürücü anlatımı öne çıkarken, bazı beyitleri zamanla halk arasında özlü söz niteliğinde kullanılmaya başlanmıştır. Eski ile yeni arasında kalan Tanzimat sanatçılarından biri olan Ziya Paşa, düşünce yazıları ve gazetecilik faaliyetleriyle de dönemine etkide bulunmuştur. 17 Mayıs 1880 tarihinde Adana’da hayatını kaybeden sanatçı, Türk edebiyatının bugün de okunan ve sözleri hatırlanan önemli şahsiyetlerinden biridir.

Edebiyatımıza iz bırakan Ziya Paşa’nın en güzel sözleri, insan karakterinden toplumsal düzene kadar pek çok konuda derin düşünceler taşır. Yıllar geçmesine rağmen değerini koruyan bu ifadeler; insanı düşündüren, yaşananlara farklı gözle bakmayı sağlayan ve tecrübeyi güçlü bir anlatımla buluşturan önemli mesajlar içerir.

  • Güzellik yüzde başlayabilir, fakat insanın gönlünde yer edebilmesi için mutlaka güzel bir karakterle tamamlanmalıdır.
  • Bir insanın hayatına bırakabileceğin en güzel hatıra, zor gününde yanında olduğuna dair unutamayacağı bir duygudur.
  • Gönülden yapılan küçük bir iyilik, gösteriş için yapılan büyük yardımlardan daha kıymetli bir hatıra bırakabilir.
  • Hayatta bazı insanlar gelir ve gider; bazılarıysa birkaç güzel davranışıyla yıllar geçse bile gönlümüzde yaşamaya devam eder.
  • İnsan sevilmek istiyorsa önce sevmeyi, değer görmek istiyorsa önce karşısındakinin değerini bilmeyi öğrenmelidir.
  • Güzel söz insanın gönlünü bir an mutlu eder; güzel davranış ise o sözün hatırasını yıllarca yaşatır.
  • Kalbi güzel olan insanın yanında kendini göstermek için çaba harcamazsın; çünkü seni olduğun hâlinle değerli görür.
  • Hayatın en güzel tarafı her istediğine sahip olmak değil, sahip olduklarının kıymetini kaybetmeden anlayabilmektir.
  • İnsanın gönlünde açılan bazı kapılar anahtarla değil; samimiyet, güven ve güzel bir niyetle açılır.
  • Her şeyin değiştiği bir dünyada, sözünün arkasında duran bir insanla karşılaşmak başlı başına büyük bir nimettir.
  • Bir gönlü kazanmak bazen yıllar sürer, kırmak birkaç saniye; insan değer verdiği kalbe sözünü buna göre söylemelidir.
  • İnsan yaşlandıkça güzel günleri değil, o günleri güzelleştiren insanların kıymetini daha iyi anlamaya başlar.
  • Hayatımıza giren herkes bize bir şey bırakır; kimi güzel bir hatıra, kimi unutulmaması gereken değerli bir ders.
  • Gerçek dostluk, güzel günlerde birlikte gülmekten çok, kötü günlerde birbirinin sessizliğini anlayabilmektir.
  • İnsanların seni alkışlamasına değil, yokluğunda bile senden güzel sözlerle bahsetmesine değer ver.
  • Bir insanın gönlüne dokunmak için büyük işler yapmak gerekmez; bazen zamanında söylenen samimi bir cümle yeterlidir.
  • Hayatta bazı güzelliklerin değeri parayla ölçülmez; huzurlu bir vicdan, güvenilir bir dost ve temiz bir isim bunlardandır.
  • İnsan kendisine yapılan iyiliği unutabilir; fakat çaresiz kaldığı bir anda uzatılan eli kolay kolay unutmaz.
  • Kalbin güzelliği gözle görülmez, fakat insanın söylediği her sözde ve yaptığı her davranışta kendisini belli eder.
  • İyi insan olmak hiç hata yapmamak değildir; hatasını anlayınca özür dilemek ve aynı yanlışı tekrarlamamaya çalışmaktır.
  • Bazı insanlar hayatımıza uzun süre kalmak için değil, kısa zamanda çok değerli şeyler öğretmek için gelir.
  • Güzel bir hayat, hiç üzülmeden yaşanan değil; bütün zorluklara rağmen insanlığını kaybetmeden tamamlanan hayattır.
  • İnsan başkasının gönlüne verdiği huzurun bir benzerini, zamanı geldiğinde kendi hayatında mutlaka arar.
  • Samimiyetin olduğu yerde gösterişli cümlelere ihtiyaç kalmaz; insan bazen bir bakıştan bile karşısındakinin niyetini anlar.
  • Gerçek güzellik yılların değiştiremediği yüzlerde değil, yılların kötülüğe çeviremediği temiz kalplerde aranmalıdır.
  • İnsan dünyadan her istediğini alamayabilir; fakat elindekilerin değerini bilirse birçok zenginden daha huzurlu yaşayabilir.
  • Hayatın en değerli insanları, zor zamanında sana nasihat vermeden önce yanında durmayı bilenlerdir.
  • Bir insanı mutlu etmek için dünyaları vermek gerekmez; bazen gerçekten dinlemek, en kıymetli hediyeden daha değerlidir.
  • İyi kalpli insanlar her zaman kazanıyor gibi görünmeyebilir; fakat geride bıraktıkları güzel isim, birçok kazançtan daha uzun yaşar.
  • Hayat bittiğinde ne kadar şeye sahip olduğumuzdan çok, kaç gönülde güzel bir hatırayla kaldığımız önem kazanır.
Ziya Paşa’nın En Güzel Sözleri

Ziya Paşa’nın En Güzel Sözlerinden Seçmeler


  • “Her şahsı harîm-i Hakk’a mahrem mi sanırsın / Her tâc giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın?”
  • “Dehri arasan binde bir âdem bulamazsın / Âdem görünen harları âdem mi sanırsın?”
  • “Kibre ne sebeb yoksa vezîrim deyu gerçek / Sen kendini düstûr-ı mükerrem mi sanırsın?”
  • “Ey müftehir-i devlet-i yek-rûze-i dünyâ / Dünyâ sana mahsûs u müsellem mi sanırsın?”
  • “Hâlî ne zaman kaldı cihân ehl-i tama’dan / Sen zâtını âleme elzem mi sanırsın?”
  • “Nâmerd olayım çarha eğer minnet edersem / Cevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın?”
  • “Allah’a tevekkül edenin yâveri Hak’tır / Nâşâd gönül bir gün olur şâd olacaktır.”
  • “İncinmemek istersen eğer mülk-i fenâda / Bir kimseyi incitmemeğe hasr-ı merâm et.”
  • “Bir yerde ki yok nağmeni takdîr edecek gûş / Tazyî-i nefes eyleme tebdîl-i makâm et.”
  • “Noksanını bil bir işe yâ başlama evvel / Yâ başladığın kârı pezîrâ-yı hitâm et.”

Düşünce dünyasını yansıtan Ziya Paşa’nın anlamlı sözleri, insanın davranışlarını, toplumdaki çelişkileri ve hayatın değişmeyen gerçeklerini etkileyici bir dille ele alır. Şairin gözlem gücünü taşıyan bu sözler, yalnızca kendi dönemine değil, günümüz insanına da seslenen ders ve öğütlerle zengin bir anlam dünyası sunar.

  • İnsan çoğu zaman kaybettiklerine üzülür; oysa bazı kayıpların kendisini daha büyük zararlardan koruduğunu yıllar sonra anlar.
  • Hayatın bütün cevapları önceden verilmez; bazı gerçekleri anlayabilmek için insanın o yollardan bizzat geçmesi gerekir.
  • Kendini tanımayan insan, başkalarının kendisi hakkında söylediklerine göre şekillenir ve sonunda kendi sesini duyamaz hâle gelir.
  • Zaman her yarayı tamamen iyileştirmeyebilir; fakat hangi acıyla yaşamaya değdiğini, hangisini geride bırakman gerektiğini öğretir.
  • Bir insanın sessizliği her zaman söyleyecek sözü olmadığı anlamına gelmez; bazen konuşmanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini anlamıştır.
  • Hayatta en zor hesap insanın başkalarıyla değil, gecenin sonunda kendi vicdanıyla yaptığı hesaptır.
  • İnsan elindekinin kıymetini bilmediğinde hayat ona çoğu zaman değer öğretmek için önce eksilmeyi gösterir.
  • Bazı yolların sonunda istediğimiz yere ulaşamayız; fakat yol boyunca öğrendiklerimiz bizi bambaşka bir insana dönüştürür.
  • Başkalarının yanlışlarını görmek insana üstünlük kazandırmaz; kendi yanlışını kabul edebilmek gerçek olgunluğun başlangıcıdır.
  • Dünyada hiçbir makam sonsuza kadar sürmez; bugün önünde eğilenlerin yarın seni tanımayabileceğini unutmadan yaşamak gerekir.
  • İnsan en çok konuştuğu zaman değil, ne zaman susması gerektiğini öğrendiğinde olgunlaşmaya başlar.
  • Bir şeyi kaybetmek her zaman yenilmek değildir; bazen sana zarar veren bir yükten kurtulmak da kayıp gibi görünür.
  • Hayat insanın önüne her zaman istediği insanları çıkarmaz; bazen kim olmaması gerektiğini öğretecek kişilerle karşılaştırır.
  • Akıl başkasının hatasından ders çıkarmayı, tecrübe ise kendi hatanı ikinci kez yapmamayı gerektirir.
  • İnsan ne kadar uzağa giderse gitsin, vicdanından kaçamaz; çünkü en uzun yolculuklarda bile onu yanında taşır.
  • Kimin haklı olduğunu zaman her zaman göstermez; fakat kimin nasıl bir insan olduğunu çoğu zaman açıkça ortaya çıkarır.
  • Her şeyi bildiğini düşünen insan öğrenmeyi bırakır; bilmediklerinin farkında olan ise hayatı boyunca kendisini geliştirmeye devam eder.
  • Bir insanı gerçekten tanımak için söylediklerini değil, çıkarıyla vicdanı karşı karşıya geldiğinde hangisini seçtiğini görmek gerekir.
  • Hayatın değeri uzunluğuyla değil, insanın kendisine verilen zamanı ne kadar anlamlı değerlendirdiğiyle ölçülür.
  • Bazı gerçekler ağırdır; fakat insanı ezen çoğu zaman gerçeğin kendisi değil, onu uzun süre kabul etmemektir.
  • İnsan başkasına verdiği öğüdün yarısını kendi hayatında uygulayabilse, birçok derdinin çözümünü zaten bulmuş olur.
  • Dünya kimsenin isteğine göre dönmez; olgunluk, değiştiremeyeceğin şeylerle kendini tüketmemeyi öğrenmektir.
  • Her son kötü değildir; bazı kapıların kapanması, insanın yıllardır göremediği başka yolları fark etmesini sağlar.
  • Kendi değerini başkasının ilgisine bağlayan insan, mutluluğunun anahtarını da farkında olmadan başkasına teslim eder.
  • İnsanların söyledikleri unutulabilir; fakat sana kendini nasıl hissettirdikleri yıllar geçse bile hafızanın bir köşesinde kalır.
  • Zamanın en büyük öğretmen oluşu, bize cevap vermesinden değil; yanlış bildiklerimizi yaşayarak göstermesinden gelir.
  • İnsan bazen en büyük mücadeleyi dışarıdaki insanlarla değil, kendi içinde büyüttüğü korkular ve alışkanlıklarla verir.
  • Başarı yalnızca istediğin yere ulaşmak değildir; oraya giderken hangi değerlerini koruyabildiğin de başarının bir parçasıdır.
  • Her insanın görünmeyen bir hikâyesi vardır; bu yüzden bilmediğin acılar üzerinden kimsenin hayatı hakkında kolay hüküm verme.
  • Ömür insana her şeyi öğrenmeye yetecek kadar uzun değildir; bu nedenle başkalarının tecrübelerinden ders almak aklın kazancıdır.

Ziya Paşa’nın Anlamlı Sözlerinden Seçmeler


  • “Bu kârgâh-ı sun’ aceb dershânedir / Her nakş bir kitâb-ı ledünden nişânedir.”
  • “Gerdûn bir âsiyâb-ı felâket-medârdır / Gûyâ içinde âdem-i âvâre dânedir.”
  • “Yârab nedir bu keşmekeş-i derd-i ihtiyâç / İnsânın ihtiyâcı ki bir lokma nânedir.”
  • “Yoktur siper bu kubbe-i fîrûze-fâmda / Zerrât cümle tîr-i kazâya nişânedir.”
  • “Asl-ı murâd hükm-i ezel bulmadır vücûd / Zâhirdeki sevâb u hatâ hep bahânedir.”
  • “Dehri arasan binde bir âdem bulamazsın / Âdem görünen harları âdem mi sanırsın?”
  • “Allah’a tevekkül edenin yâveri Hak’tır / Nâşâd gönül bir gün olur şâd olacaktır.”
  • “Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”
  • “Erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar / Rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan.”
  • “Yâ bister-i kemhâda ya vîrânede cân ver / Çün bay ü gedâ hâke beraber girecektir.”

Toplumsal vicdanı anlatan Ziya Paşa’nın adalet sözleri, haksızlık, liyakat, yönetim ve insanın hak karşısındaki sorumluluğu üzerine düşündüren güçlü ifadelerden oluşur. Yaşadığı dönemin aksaklıklarını eleştirel bir bakışla değerlendiren Ziya Paşa, adaletin toplum düzenindeki önemini bugün de anlamını koruyan dizeleriyle ortaya koyar.

  • Adalet yalnızca suçluyu cezalandırmak değil, güçsüzün hakkını güçlü karşısında aynı kararlılıkla koruyabilmektir.
  • Kanun zengine başka, fakire başka işliyorsa orada düzen vardır denilebilir; fakat adaletten söz etmek mümkün değildir.
  • Bir toplumda makam yükseldikçe hesap verme sorumluluğu azalıyor, yük yalnızca güçsüzün omzuna bırakılıyorsa adalet yaralanmış demektir.
  • Haksızlık karşısında susan kişi tarafsız kalmış olmaz; çoğu zaman farkında olmadan haksızlığın devam etmesine güç verir.
  • Adalet terazisinin bir kefesine makam, diğerine insan konulduğunda ağır basması gereken daima insanın hakkıdır.
  • Güçlü olduğu için haklı görülen insanın bulunduğu yerde, haklı olduğu hâlde güçsüz kalanların sesi zamanla kaybolur.
  • Bir yöneticinin değeri kendisini sevenlere sağladığı imkânlarla değil, kendisine karşı çıkanların hakkını ne kadar koruduğuyla anlaşılır.
  • Adaletin gecikmesi bazen haksızlığın kendisi kadar ağırdır; çünkü bekleyen yalnızca karar değil, bir insanın hayatıdır.
  • Kanun karşısında herkes eşit deniliyorsa, o eşitlik en güçlü kişinin kapısına kadar ulaşabildiği zaman anlam kazanır.
  • Bir kişinin hakkını görmezden gelerek bin kişiye huzur veremezsin; çünkü haksızlık küçük başladığı yerde kalmayı sevmez.
  • Devletin gücü vatandaşın korkusuyla değil, haksızlığa uğradığında adalet bulacağına duyduğu güvenle ölçülmelidir.
  • Hakkı söylemek yalnızca cesaret meselesi değildir; çıkarına zarar vereceğini bildiğin hâlde söyleyebiliyorsan gerçek bir vicdan sınavıdır.
  • Adalet dostunu kayırmamak, düşmanına da hakkı olanı vermekten çekinmemektir; aksi yalnızca taraf tutmaktır.
  • Bir toplumda liyakat yerini yakınlığa bıraktığında yalnızca insanlar değil, kurumlar ve gelecek de bunun bedelini öder.
  • Haksızlık yapanın kim olduğuna bakılarak hüküm değişiyorsa, ortada adalet değil kişilere göre eğilip bükülen bir düzen vardır.
  • Mazlumun kimliğini sormadan hakkını savunabilmek, adalet duygusunun en temiz ve en zor sınavlarından biridir.
  • Gücü elinde bulunduranların en büyük imtihanı, yapabilecekleri her şeyi yapmaya hakları olmadığını anlayabilmeleridir.
  • Adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz; evde, işte, sokakta ve insanın verdiği her kararda kendisine yer bulmalıdır.
  • Bir insan kendi hakkı çiğnendiğinde adalet istiyor, başkasının hakkı çiğnendiğinde susuyorsa istediği şey adalet değil ayrıcalıktır.
  • Haksız kazanç insanı bir süre zengin gösterebilir; fakat başkasının hakkıyla büyüyen servetin gölgesi vicdanı sürekli takip eder.
  • Adaletin olmadığı yerde insanların kurallara güvenmesi beklenemez; çünkü güven, sözden önce eşit uygulamayla kazanılır.
  • Suçun büyüklüğü failin makamına göre küçülüyorsa, cezanın ağırlığı da güçsüzün omzunda adaletsizce büyür.
  • Bir toplumun gerçek medeniyeti, en güçlü insanına verdiği imtiyazla değil, en güçsüz insanının hakkını nasıl koruduğuyla anlaşılır.
  • Haklı olmak için kalabalığa ihtiyaç yoktur; bazen tek kişinin söylediği gerçek, bin kişinin alkışladığı yanlıştan daha değerlidir.
  • İnsanların adalete güvenini kaybetmesi, yalnızca bir kuruma duyulan güvenin değil, birlikte yaşama duygusunun da zayıflamasıdır.
  • Makam insana başkalarının hakkını dağıtma yetkisi değil, o hakkı kendi çıkarından bile koruma sorumluluğu vermelidir.
  • Adaleti yalnızca kendimiz için istediğimiz gün çıkarımızı, hiç tanımadığımız biri için istediğimiz gün ise vicdanımızı savunuruz.
  • Haksızlığın küçüğü büyüğü olmaz; görmezden gelinen her küçük haksızlık, daha büyüğünün cesaret bulduğu ilk basamaktır.
  • Yönetmek, insanlara üstün olmak değildir; elindeki yetkinin hesabını herkesten daha ağır verebileceğini kabul etmektir.
  • Adalet bir toplumun yalnızca kanunlarında yazmamalı; insanların vicdanında, kurumların kararlarında ve devletin uygulamasında yaşamalıdır.

Ziya Paşa’nın Adalet Sözlerinden Seçmeler


  • “Afv ile mübeşşer midir ashâb-ı merâtib / Kânûn-ı cezâ âcize mi hâs demektir?”
  • “Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efrâz / Birkaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir.”
  • “Îmân ile dîn akçadır erbâb-ı gınâda / Nâmûs u hamiyyet sözü kaldı fukarâda.”
  • “Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât / Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde.”
  • “Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”
  • “Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”
  • “Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma / Zer-dûz palan ursan eşek yine eşektir.”
  • “Kibre ne sebeb yoksa vezîrim deyu gerçek / Sen kendini düstûr-ı mükerrem mi sanırsın?”
  • “Ey müftehir-i devlet-i yek-rûze-i dünyâ / Dünyâ sana mahsûs u müsellem mi sanırsın?”
  • “Hâlî ne zaman kaldı cihân ehl-i tama’dan / Sen zâtını âleme elzem mi sanırsın?”

Tecrübeyle şekillenen Ziya Paşa’nın hayat sözleri, insan ilişkilerinden dünyanın geçiciliğine kadar yaşamın farklı yönlerine ışık tutar. İyilik, kötülük, sabır, makam ve insan karakteri üzerine yaptığı gözlemler, okuyucuyu kendi yaşantısını sorgulamaya yöneltirken geçmişten günümüze ulaşan değerli hayat dersleri sunar.

  • Hayat her istediğimizi önümüze koymaz; bazen istediğimize ulaşamamamız, bizi hiç düşünmediğimiz daha doğru bir yola götürür.
  • İnsan gençken zamanı harcanmayacak kadar çok sanır; yıllar geçince en büyük servetinin sessizce eksilen zaman olduğunu anlar.
  • Hayatın değeri hiç düşmemekte değil, her düştüğünde aynı hatayı tekrarlamadan yeniden ayağa kalkabilmektedir.
  • Bazı günler insana mutluluk verir, bazı günler ders; önemli olan ikisini de hayatın bize bıraktığı bir kazanç olarak görebilmektir.
  • Geçmiş değişmez, fakat geçmişten öğrendiklerin bugünkü kararlarını değiştirirse yaşadığın hiçbir acı tamamen boşa gitmiş sayılmaz.
  • İnsan hayat boyunca birçok şey biriktirir; sonunda yanında götürebildiği tek şey, yaşarken başkalarının gönlünde bıraktığı hatıradır.
  • Hayat herkese aynı fırsatları vermeyebilir; fakat insan eline geçen fırsatlarla nasıl biri olacağını büyük ölçüde kendisi belirler.
  • Her sabah yeni bir başlangıç değildir belki, fakat dün yaptığın bir yanlışı bugün tekrarlamamak için yeni bir fırsattır.
  • İnsan hayatı boyunca ne kadar kazanırsa kazansın, huzurunu kaybettiği yerde elde ettiklerinin tadını çıkarması zorlaşır.
  • Bazı şeylerin değerini kaybedince anlamak hayatın acı derslerinden biridir; akıllı insan, elindeyken kıymet bilmeyi öğrenmeye çalışır.
  • Hayatın bütün yollarını önceden görmek mümkün değildir; bazen yürümeye başladıktan sonra hangi yöne gitmen gerektiğini anlarsın.
  • İnsan her sıkıntının hemen bitmesini ister; oysa bazı zorluklar bittikten sonra bize bıraktığı güç, yaşadığımız acıdan daha uzun süre kalır.
  • Ömür, başkalarının ne düşüneceğini hesaplayarak geçirilecek kadar uzun değildir; insan vicdanına hesap verebileceği bir hayat yaşamalıdır.
  • Dün yaptığın hatalar bugün kim olacağını etkileyebilir, fakat yarın kim olacağını belirlemek için hâlâ bugünkü seçimlerin vardır.
  • Hayat bazen kapıları yüzümüze kapatır; yıllar sonra dönüp baktığımızda o kapıdan girmemiş olmanın en büyük şansımız olduğunu anlayabiliriz.
  • İnsan geçmişine sürekli bakarak yürürse önündeki güzellikleri kaçırır; dersini alıp yoluna devam etmek de hayatın gereğidir.
  • Zaman bazı insanları bizden uzaklaştırır, bazılarını yaklaştırır; sonunda kimin gerçekten yanımızda olduğunu davranışlar gösterir.
  • Hayatın her döneminde mutlu olmak mümkün değildir; fakat en zor zamanda bile umudu tamamen kaybetmemek insanı ayakta tutar.
  • Bir gün sahip olduğumuz her şeyi bırakacağız; bu yüzden mal biriktirmek kadar güzel bir isim bırakmaya da emek vermek gerekir.
  • İnsan bazen ulaşamadığı şeyler yüzünden kendisini başarısız görür; oysa vazgeçtiği yanlış yollar da hayatının önemli başarıları olabilir.
  • Hayat kimseye sonsuz zaman vermediği için sevdiğimiz insanlara değerimizi göstermeyi sürekli başka bir güne ertelememek gerekir.
  • Yıllar geçtikçe insan birçok şeyi unutur; fakat zor gününde yanında duranları ve onu yalnız bırakanları hafızası kolay kolay silmez.
  • Her insan kendi hayatının yükünü taşır; dışarıdan kolay görünen bir yolun içinde ne mücadeleler olduğunu yalnızca yürüyen bilir.
  • Yaşamak sadece nefes almak değildir; merak etmek, öğrenmek, sevmek, yanılmak ve bütün bunlara rağmen yeniden devam edebilmektir.
  • Hayatın sana ne kadar verdiği kadar, senin elindekilerle ne yaptığın da sonunda nasıl bir ömür yaşadığını belirler.
  • Bugünün değerini sürekli yarının hayaliyle erteleyen insan, bir gün geçmişe baktığında yaşayamadığı çok fazla bugün görebilir.
  • İnsan bazen yolunu kaybetmeden doğru yolu bulamaz; önemli olan yanlış yerde olduğunu anladığında dönmekten gurur yapmamaktır.
  • Hayat boyunca herkes bizi anlamayacaktır; insanın en önemli huzurlarından biri, kendisini herkese açıklamak zorunda olmadığını öğrenmesidir.
  • Zorluklar geçerken hiç bitmeyecekmiş gibi gelir; fakat insan geriye baktığında aşamayacağını düşündüğü nice günün çoktan geride kaldığını görür.
  • Ömrün sonunda kaç yıl yaşadığımızdan önce, bize verilen yılların içinde ne kadar insan kalabildiğimizin hesabı önem kazanır.

Ziya Paşa’nın Hayat Sözlerinden Seçmeler


  • “Pek rengine aldanma felek eski felektir / Zîrâ feleğin meşreb-i nâ-sâzı dönektir.”
  • “Yâ bister-i kemhâda ya vîrânede cân ver / Çün bay ü gedâ hâke beraber girecektir.”
  • “Allah’a sığın şahs-ı halîmin gazabından / Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pektir.”
  • “Nâ-danlar eder sohbet-i nâ-danla telezzüz / Dîvânelerin hem-demi dîvâne gerektir.”
  • “Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma / Zer-dûz palan ursan eşek yine eşektir.”
  • “Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”
  • “İncinmemek istersen eğer mülk-i fenâda / Bir kimseyi incitmemeğe hasr-ı merâm et.”
  • “Noksanını bil bir işe yâ başlama evvel / Yâ başladığın kârı pezîrâ-yı hitâm et.”
  • “Dehri arasan binde bir âdem bulamazsın / Âdem görünen harları âdem mi sanırsın?”
  • “Allah’a tevekkül edenin yâveri Hak’tır / Nâşâd gönül bir gün olur şâd olacaktır.”

Ziya Paşa Sözleri
0
En İyi Sözler E-Postanda
EniyiSozler.Net Bültenine Katıl

Yeni sözleri ve özel içerikleri kaçırma!

En iyi sözler, en iyi mesajlar, özel günlere uygun sözler ve şiirlerimizden haberdar olmak için ücretsiz e-posta bültenimize katıl.

Ücretsiz abone ol, yeni içeriklerimizden ilk sen haberdar ol.

Abone olarak Gizlilik Politikası metnini kabul etmiş olursunuz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

En İyi Sözler, Mesajlar ve Şiirler | Eniyisozler.Net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!