Atatürk ilkeleri
İnsanlar, zor durumdaysa İnsanlar, fikir anlaşmazlığındaysa İnsanlar, yönetimde sıkıntıdaysa İnsanlar, seçtiğine güvendiyse İnsanlar, giyimde özensizse İnsanlar, fikirde tekdüzeyse Yazar: Serdar Yıldırım
Çaresizlik içinde kıvranıyorsa
Bir çıkar yol bulunamıyorsa
Mutlaka karanlık aydınlatılacaksa
Halkçılık ilkesini kullanmalısın
Kargaşa yüzyıllardır sürüyorsa
Bir çıkar yol bulunamıyorsa
Mutlaka fikirler düzenlenecekse
Laiklik ilkesini kullanmalısın
Her ağızdan bir ses çıkıyorsa
Bir çıkar yol bulunamıyorsa
Mutlaka yöneteni halk belirleyecekse
Cumhuriyetçilik ilkesini kullanmalısın
Seçilen halktan uzaklaşmışsa
Bir çıkar yol bulunamıyorsa
Mutlaka halk önemsenecekse
Devletçilik ilkesini kullanmalısın
Çağdaş çizgi dışındaysa
Bir çıkar yol bulunamıyorsa
Mutlaka uygarlık yakalanacaksa
Milliyetçilik ilkesini kullanmalısın
Hür düşünceye karşı çıkılıyorsa
Bir çıkar yol bulunamıyorsa
Mutlaka reform gerçekleştirilecekse
Devrimcilik ilkesini kullanmalısın




























Mesajınıza teşekkürler. Anneannem Kurtuluş Savaşı zamanında 14 yaşında bir kız çocuğuymuş. İnegöl Cuma Mahallesi’nde – Yokuşta – yol kenarında evleri ve kocaman bir bahçesi varmış. Yunan askeri evin kapısını çalınca annesi onu evin yüklüğüne, yorganların arkasına saklarmış. Yunan askeri, on yumurta, iki tavuk. Haydi, çabuk çabuk dermiş. Annesi istediklerini verince giderlermiş. Anneannem bunları anlatırken, ben de çocuğum ya sorardım: Anneniz sizi neden dolaba saklıyor?
Anneannem: Öyle deme Serdar, beni alır giderler. Bir daha geri getirmezler. Bizim mahalleden kaç arkadaşımı götürdüler. Dönen olmadı.
O günlerin zorluğunu bilen ve yaşayan insanlar: Atatürk olmasaydı halimiz nice olurdu, der dururlardı. Atatürk’ü sevelim. Devrimlerine sahip çıkalım. Başka Türkiye yok.
Emeğinize Yüreğinize Sağlık Güzel Paylaşım.